Odamızın 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle yapmış olduğu basın bildirisi.

5 HAZİRAN “DÜNYA ÇEVRE GÜNܔ BASIN BİLDİRİSİ

5 Haziran günleri, yüzü aşkın ülke tarafından kutlanan “Dünya Çevre Günü”, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği tarafından 1972 yılında Stokholm’da gerçekleşen konferans sonucu doğmuştur. Bu günün doğmasındaki amaç, ülkelerdeki çevre bilincini artırmak, politikacıların çevre konusuna dikkatlerini çekmek ve çevreyi de göz önünde bulundurarak, hareket etmelerini sağlamaktır.
Her yıl bir tema belirlenerek çalışmalar yapılan çevre günü için bu yıl Birleşmiş Milletler desteği ile 2014 yılı, Gelişmekte Olan Küçük Ada Ülkeleri (GKAÜ) Uluslararası Yılı olarak belirlenmiştir. Dünya Çevre Günü, GKAܒnün geniş kapsamda iklim değişikliğini benimsemesini amaçlamaktadır. BM, 2014 Eylül ayında gerçekleştirilecek olan 3. Uluslararası GKAÜ Konferansı’na ivme kazandırmayı hedeflemektedir. BM aynı zamanda, GKAܒnün öneminin ve artan risklere ve hassasiyetlere karşı adaların korunması konusundaki aciliyetin daha fazla anlaşılmasını amaçlamaktadır. 2014 Dünya Çevre Günü’nün, adalarla dayanışma anlamında önemli bir çağrı fırsatı olacağı öngörülmektedir.
Ülkemizde ise bu yıl tüm dünyada yaygınlaşan temizlik seferberliği “Let”s do it” 5 Haziran’da 5 saatte temizlik temasıyla hayat bulacaktır. Odamız çevre platformu çatısı altında gerçekleşen organizasyonun her aşamasında görev almış ve aktif şekilde çalışmıştır. Kampanyanın büyük bir çevre farkındalığı yaratmasının yanı sıra ilk kez Kamu Kurumları-Özel Sektör -STÖ işbirliğiyle gerçekleşecek olması da büyük anlam taşımaktadır. Uzun bir çalışmanın ürünü temizlik seferberliğinin tüm bölgelerde etkin bir şekilde gerçekleşmesi ve amacına ulaşması en büyük temennimizdir.
Bir diğer temennimiz ise; ülkede kronikleşmiş olan çevre sorunlarının çözümüne ilişkin çalışmaların hızlandırılmasıdır. Hiç şüphe yok ki; çevre sorunlarının temel nedeni etkin ve sürdürülebilir çevre politikamızın olmamasıdır. Bu nedenle Çevre göz ardı edilerek birçok siyasi politika uygulanmakta ve asıl olması gereken hedef olan sürdürülebilir kalkınma için sürdürülebilir çevre kavramı hiçe sayılmaktadır.
Kronikleşen çevre sorunlarımız çözülmemekte, çözülmesi için de çalışmalar yetersiz kalmakta, hatta bu sorunlara ek olarak her geçen gün kronik yeni çevre sorunları yaşanmaktadır. Atıksular, hava kirlilikleri, katı atıkların etkin yönetilememesi, deniz kirlilikleri, düzensiz yapılaşmanın yarattığı çevre sorunları bu sorunlardan sadece birkaçıdır.
Ülkemizde kalkınmaya ve kentleşmeye paralel olarak çeşitli çevre sorunları meydana gelmiştir ve gelmektedir. Maliyeti çok yüksek olan çevre kirlenmesinin ortadan kaldırılması için, öncelikle devletin ve yerel yönetimlerin üzerlerine düşen tüm görevleri yapması ile en aza indirilebilir. Bu nedenle bu kurumların kapasitelerinin artırılması ve yapılarının güçlendirilmesi gerekmektedir. Ancak çevre problemlerinin çözümü sadece merkezi ve yerel yönetimlerle değil, tek tek her bireyin, aslında hepimizin üzerinde düşünmesi ve mücadele vermesi ile çözülebilir. . Çevre yönetimi bir bütündür. Bu nedenle gerçek bir çevre yönetimi Halk ile Yönetenlerin ortak çabası ile mümkün olabilecektir.
Ülkemizin çevre politikası bir an önce belirlenmeli ve hükümetlerin politikalarına, planlarına ve programlarına yön vermelidir. Etkin bir politika; Çevre konusunda eksik yasa ve tüzüklerin çıkarılması, yasayı yürütecek uygulayacak ve denetleyecek sistemin tüm kurumların mekanizmalarına yerleşmesi, başta çevre kirliliğini önleyici mekanizmaları geliştirirek, daha sonra ise caydırıcı cezalar ile “Kirleten Öder Prensibinin”, “Üretici Sorumluluğu” vb çevre ile ilgili prensiplerin işlemesi, okullarda çevre ile ilgili eğitimin verilmesi, çevre bilincinin artırılmasına yönelik çalışmaların yapılması, bu adada yaşayan herkesin çevreyi sahiplenmesi ile mümkün olabilecektir. Unutulmamalıdır ki güçlü bir siyasi irade önderliğinde bu çerçevede yürütülecek bir çevre politikası; çevrenin iyileştirilmesini , dolayısıyla da refah seviyemizin yükselmesini beraberinde getirecektir.
Çevre adına yönetimin, izleme ve denetimin hükümetlerimizin tarafından daha etkin bir çevre politikası çerçevesinde yürütülmesi kaçınılmaz bir gerçektir.Daha duyarlı halkımız ve idarecilerimizle kaliteli ve temiz bir çevrede ,yaşamak Anayasal çerçevede herkesin hakkıdır. Umarız ki, önümüzdeki yıllarda, daha duyarlı halkımız ve idarecilerimizle daha kaliteli ve daha temiz bir çevrede yaşarız.
Saygılarımızla,
Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu(a)
Nilden Bektaş
Başkan