Mağusa, Yeniboğaziçi, İskele kentleri ve sahil şeridi, Girne kenti ve kuzey sahil şeridine benzeme yolunda ilerliyor

Geçtiğimiz Ekim ayında yapılan açıklamalarda, Ülkesel Fiziki Plana bağlı olarak Gazimağusa, Yeniboğaziçi ve İskele Belediyelerinin ortaklaşa yürüttükleri imar planı çalışmalarının sona yaklaştığı bilgisi verilmişti. İmar planları toplumun bütününü ilgilendiren ekonomik, soysal, kültürel ve ekolojik etkileri olan bütünlüklü stratejilerdir ve hazırlık aşamasında bu konularla ilgili meslek örgütleri ve sivil toplum örgütlerinin mutlaka görüşleri alınmalıdır.

Yapılaşma hızı ve özellikle kanalizasyon ve drenaj altyapılarının eksikliği nedeniyle, Mağusa’dan İskeleye kadar uzanan sahil şeridinin hızla Girne sahil şeridi gibi plansız bir gelişme yaşamaktadır. Mağusa’da 2013 yılında inşaatı tamamlanmadan, eksik ve hatalı biçimde belediye tarafından zorunlu halde devralınan ve işletilmekte olan kanalizasyon sisteminin en kısa sürede tamir edilmesi ve büyütülmesi, arıtma tesisinin de kapasitesinin artırılması gerekmektedir. Yağmur suyu drenajı ile ilgili de masterplan ve ardından detaylı uygulama projelerinin hazırlanması gerekmektedir. İskele ve Yeniboğaziçi Belediye sınırları içinde ise kanalizasyon ve drenaj altyapılarının hiçbirisi bulunmamaktadır. İmar planları hazırlanıp yasallaşana kadar, bu bölgelerde yaşanacak fiziki gelişme, halkın yaşam kalitesini düşürecek, trafik ve çevre sorunlarını artıracaktır. Bu bölgelerdeki yatırımlar birilerini zengin etse dahi, yaratacağı trafik ve altyapı sorunları neticesinde bölge sakinlerinin yaşam kalitesi düşecektir.

Gelişigüzel yapılaşma yetmiyormuş gibi, mevcut hükümete mensup Çevre Bakanı, Mağusa’da yat limanı projesinden bahsedip, Yüksek Seçim Kurulu’ndan da ihale prosedürünün hızlandırılması için özel ayrıcalık talep etmiştir. Hiçbir çevre etki değerlendirme çalışması, fizibilite, stratejisi veya masterplanı bulunmayan, Ülkesel Fiziki Plana uygun olup olmadığı net olarak ortaya konmamış bu projeye, imar planının mevcut olmadığı durumda karşı olduğumuzu bildiririz.

Görünen odur ki, içinde bulunduğumuz seçim sürecinin ardından göreve gelecek olan yeni hükümetin imar planı taslağını sonuçlandırması, danışma toplantılarını gerçekleştirip yasal statüye kavuşturması zaman alacaktır. Bu süre içerisinde, söz konusu kentlerin ve sahil şeridinin daha fazla zarar görmemesi adına emirnameyle yüksek kat yapılaşmasının önüne geçilebilir. Trafik yükünü ve hava kirliliğini ve akaryakıt tüketimini artıran bir faktör olarak ulaşım sektöründe özel araç kullanımını teşvik eden yol genişletme ve otopark çözümleri üretme gibi yöntemlerden vazgeçilmeli, toplu taşımacılık ve bisiklet sürmenin teşvik edilmesi gerekmektedir.

Sürdürülebilir gelişmeye kimse karşı değildir. Ancak, uzun ve muhteşem kumsallarla, orman alanları ve tarihi eserlerle dolu bu bölgenin korunarak gelecek nesillere aktarılması gerekmektedir. Mağusa-İskele sahil şeridi, ciddi önlemler alınmadığı takdirde, plansız ve çarpık yapılaşma neticesinde, Girne sahil şeridinin yaşamakta olduğu atık su, katı atık trafik gibi çevre sorunlarını yaşamaya mahkûmdur.